Wipeables

513WM0FVvDL._SX309_BO1,204,203,200_
Philip Su is the site lead for Facebook London and is known as an awesome, inspiring individual. His book “Wipeables” is a collection of his posts from Quora and his blog. It’s a quick read and parts about work and career are very high signal. Here are the parts I found useful:

From his goodbye post when leaving Microsoft:

  • I don’t listen too carefully when a poor performer tells me how awful their previous manager was. My ears perk up when a star performer constructively criticizes their management.
  • For feedback to be useful, you must at least occasionally consider implementing feedback that you don’t initially agree with.
  • Look towards the person you admire most at your level. What can you learn from them?
  • Do you practice specific skills with repetition and intent? Athletes do drills. Musicians hone difficult passages. What do you do?
  • How much soda can a personal steal? Our most interesting profits will come from capitalizing on huge opportunities, not from micromanaging costs.

On  personal goals and metrics:

  • When you break your status reports by goal area, you’ll quickly notice when you’re not making progress on one or more goals.
  • Instead of Be a good bootcamp mentor, how would the world be different if, even in your own mind, your goal was Be the best bootcamp mentor at Facebook?

From his answer to increasing your income as an engineer:

  • You’re paid your replacement cost.
  • The better a job is, the less it has to pay to attract someone.
  • If you’re as smart as everyone else, and you work just as hard as everyone else, you’re average (by definition).
  • In most companies, there are generous overlaps in pay bands between levels. It often pays in such environments to consistently exceed expectations at a lower level rather than to barely meet expectations at the next level.

From his answer to keeping engineers motivated:

  • Don’t try to find a person’s motivations by asking them directly. Instead, listen carefully to what questions they ask. A person’s interests are easily observed by listening to what they like talking about.
  • Understand some common modes of motivation, and learn some techniques that cater to each. (Mastery, sense of purpose, challenge, financial compensation, public recognition, skill building, reduction of risk, comparative superiority, sense of achievement)
  • I never try to “sell” someone into a job. Instead, I try to discern what motivates people, and match them into a role only if I believe there’s a great fit.

Overall, I enjoyed parts about work and career. Other parts of the book regarding interviews, family, cars and random musings were less relevant to me. I was hoping for more original content or at least some effort into unifying it as a book. You may be better off by reading his blog and Quora answers if you’re mostly interested in career and work advice. If you decide to buy the book, the good news is that all the proceeds go to International Justice Mission.

December 8, 2015


Bu Yıl Öğrendiklerim

Yıl sonu yaklaşırken, kendime karşı dürüst olmak adına geriye dönüp baktığımda bu yıl öğrendiğim birkaç fikri paylaşmak istiyorum:

1. İşe başlamayı kolaylaştırarak ertelemenin önüne geçebilirim.

Geçen yıl 735 km koşmuştum. Bu yıl kendime bir hedef koymadım. Bir yarışta koşmak için de hazırlanmadım. Buna rağmen 900 km koşmuşum. Yaşayacağım yere karar verirken, sık yaptığım aktivitelere uygun bir semtte olmasına dikkat ettim. Şehrin en batısında, nehre yakın bir yerde yaşayarak, evden çıkınca bir sokak yürüyerek koşmaya başlayabiliyorum. Koşu yapmak için sarfetmem gereken eforu azaltarak, daha fazla koşmayı başardım.

Yazılım geliştirirken verimliliği belirleyen ana unsur, zihni “flow” ya da “the zone” diye adlandırılan evreye sokabilmek. Bu genelde 10-15 dakikalık çalışmadan sonra gerçekleşiyor. Bunu beceremeyince insan video izleyerek, webde gezinerek vakit öldürüyor. Oysa tek gereken o işi yapmaya başlamak, başladıktan sonra gerisi geliyor. O yüzden zone’a girmeyi ne kadar kolaylaştırırsak, verimliliğimizi o kadar arttırabiliriz.

Zone’a girmeyi kolaylaştırmak için öğrendiğim bir taktik şu oldu: Günün sonunda bir işi tamamlayabilecekken onu bitirmiyorum. Yarıda bırakıyorum. Sabah kolayca başlayabileceğim, ne yapmam gerektiği belirli olan bir iş olunca zone’a girmek için gereken giriş bariyeri azalıyor.

2. Kendimi geliştirmek istediğim alanlarda “feedback loop” kurabilirim.

Portland’da kaldığımız otel bizi caddeye bakan, gürültülü bir odaya koydu. Sabah telefonla arayarak “Geceniz nasıl geçti, herşeyden memnun musunuz?” diye sordular. Gürültüden rahatsız olduğumuzu söyleyerek odamızı değiştirdik. Bize sormasa, belki o odada kalıp tatilin sonunda otele kötü puan verecektik. Otel geri bildirim alıp, aksiyona geçerek krizi bizi memnun etmek için bir fırsata çevirdi.

Facebook, 6 ayda bir yapılan anket ile çalışanların nabzını yokluyor. Bu anket takımlar için bir X-Ray görevi görüyor, bundan sonra çalışanları memnun etmek için ekip yöneticilerinin tek yapması gereken kötü çıkan yönleri düzeltmek için adımlar atmak.

Youtube kanalından videolar yayınlayan Billur Saatçi izleyenlere “Bir sonraki video’da nereyi gezelim?” diye soruyor. Yorumlarda çok sayıda kişi Balat diyince bir sonraki videosunu orada çekiyor. Amaç takipçilerinin hoşuna gidecek bir içerik oluşturmaksa, onlara sormaktan daha mantıklı ne var?

Feedback loop, sadece şirketlerin kullandığı bir yöntem olmak zorunda değil. Hedefim ne? Daha iyi bir yönetici olmak, daha iyi bir sevgili olmak, daha iyi bir arkadaş olmak, daha iyi bir evlat olmak? Ona göre, ilk adım bu feedback loop’u kurup, karşımdakinin görüşlerini öğrenmekten geçiyor!

3. Başkalarından daha sık yardım isteyip, onları hayatıma ortak edebilirim.

Bu yıl çevremdekilerden yeterince yardım istemediğimi farkettim. Benden çok daha zeki bir sürü iş arkadaşım var. Neden onlardan faydalanmıyorum? Takıldığım teknik konuları, şirket içi gruplarda daha sık sormaya başladım. Başarılı diğer mühendislerin de herşeyi bilen değil, bilmediklerini sorup öğrenme sürecini hızlandıran insanlar olduğunu gördüm.

İş yerinde, mühendisleri mentorlarla eşleştiren bir programa kayıt oldum. Mentor olarak değil 🙂 Benden birkaç yaş küçük bir mühendis ile her hafta buluşuyoruz. Bana daha hızlı yazılım geliştirme konusunda akıl veriyor, bildiklerini paylaşıyor.

Bu yazının taslaklarını arkadaşlarımla paylaşmak için hangi siteyi kullanabileceğimi de Twitter’da sordum. Hayatta yalnız olmadığını hissetmek insanı rahatlatan bir duygu, herşeyi kendi başıma çözmem gerekmiyor.

Bonus: Bu yıl hayatımda yaptığım en büyük değişiklik giysilerimi çekmecelere dik yerleştirmek oldu. Giysileri yatay koyunca daha az yer kaplıyorlar fakat aradığınızı bir bakışta bulamıyorsunuz ve bütün yük en alttaki giysilerin üzerine biniyor. Marie Kondo’nun kitabından öğrendiğim katlama tekniği şu videoda gösteriliyor:

Bu yazının taslaklarını okuyan Alp, Halil, Kaan ve Zeynep’e çok teşekkürler.

December 6, 2015


The Wind-Up Bird Chronicle

51qSvFN+jLL._SX322_BO1,204,203,200_
My growing interest in Japan and its culture lead me to Haruki Murakami. The Wind-Up Bird Chronicle was my introduction to Murakami’s work – I was surprised to learn that he was running a jazz club before he wrote his first novel at age 29. When I read non-fiction, I usually read to learn or be inspired. When I read fiction, I read to feel and dream. This book was extraordinary in conveying feelings and setting the mood for the reader. It starts as a metaphysical detective story, and continues like a fairy tale or a dream. It hovers so close around the edges of reality, and gradually, gets stranger and stranger as you read. The book doesn’t follow a traditional plot, but the journey is still worthwhile and the whole experience feels like watching a movie.

As the protoganist, Toru Okada, goes through suffering, the reader suffers with him. Him facing death at the bottom of a well, the stories about Lieutenant Mamiya’s wartime experiences were all emotionally very touching and heavy. At an intellectual level, I have great respect for its complexity, richness at different layers and strong themes.

My criticism is that at 600 pages, the book is too long and second half has unnecessary parts, making it feel fragmented and disconnected from the rest. It’s probably because the original Japanese edition was published in three parts, whereas the English translation omits certain chapters and combines it into a single book.

Overall, it’s a chaotic read, but one of the best novels I’ve read at the same time. Highly recommended!

December 3, 2015



sarp centel

Sarp is a software developer. He writes about technology, books and software.
social web
linkedin
twitter
instagram
facebook
github
stackoverflow
quora
btcfiyat
microblog
Japan to New York in 5 minutes! https://t.co/1CzveyTMBh @sarp
books i've read recently
Men Without Women
The Everything Store
First, Break All The Rules
Chaos Monkeys
The Antidote
popular posts